Üstel: "AP'nin kararı tarihi gerçekleri çarpıtan, siyasi propagandayla hazırlanmış, hukuki ve vicdani değeri bulunmayan bir metin"
Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) kabul ettiği, “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı kararın tarihi gerçekleri çarpıtan, yalanlar, iftiralar ve tek taraflı siyasi propagandayla hazırlanmış, hukuki ve vicdani hiçbir d…

Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) kabul ettiği, “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı kararın tarihi gerçekleri çarpıtan, yalanlar, iftiralar ve tek taraflı siyasi propagandayla hazırlanmış, hukuki ve vicdani hiçbir değeri bulunmayan bir metin olduğunu vurguladı.
Kararı kınayan Üstel, bu kararın, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesinde tarafsızlığını tamamen yitirdiğinin ve Rum tarafının siyasi söylemlerini sorgulamadan benimseyen bir anlayışın esiri haline geldiğinin son örneği olduğunun altını çizdi.
Avrupa Parlamentosu’nun, bu tarihi gerçekleri görmezden gelerek yalnızca Rum tezlerini esas almasının ne adaletle ne de insan hakları anlayışıyla bağdaştığına işaret eden Üstel, tarihin yalnızca işine gelen kısmını okumanın gerçeği değiştirmediğini belirtti.
-"AB kurumlarını Kıbrıs meselesine adil, objektif ve tarihi gerçekler ışığında yaklaşmaya davet ediyoruz"
Avrupa Birliği kurumlarını ideolojik ve taraflı yaklaşımlardan vazgeçmeye, Kıbrıs meselesine adil, objektif ve tarihi gerçekler ışığında yaklaşmaya davet eden Başbakan Üstel’in konuyla ilgili yazılı açıklaması şöyle:
“Yalan, karalama, iftira dolu ve tarihi gerçekleri yok sayan bu kararı kınıyoruz.
Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul ettiği, ‘1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri’ başlıklı karar; tarihi gerçekleri çarpıtan, yalanlar, iftiralar ve tek taraflı siyasi propagandayla hazırlanmış, hukuki ve vicdani hiçbir değeri bulunmayan bir metindir.
Bu karar, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesinde tarafsızlığını tamamen yitirdiğinin ve Rum tarafının siyasi söylemlerini sorgulamadan benimseyen bir anlayışın esiri haline geldiğinin son örneğidir.
Kıbrıs’ta insan hakları ve insanlık suçu arayanlar, bunu Kıbrıs Türk halkında ya da kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nde değil; 1963’te ortaklık devletinin kurumlarını silah zoruyla işgal edenlerde, Kıbrıs Türklerini devletin tüm organlarından dışlayanlarda, köylerimizi yakanlarda, masum insanlarımızı toplu mezarlara gömenlerde, halkımızı yıllarca çadırlarda ve kuşatma altında yaşamaya mahkum edenlerde aramalıdır.
Avrupa Parlamentosu’nun, bu tarihi gerçekleri görmezden gelerek yalnızca Rum tezlerini esas alması ne adaletle ne de insan hakları anlayışıyla bağdaşmaktadır. Tarihin yalnızca işine gelen kısmını okumak, gerçeği değiştirmez.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hak ve yükümlülükler çerçevesinde gerçekleştirilmiş meşru bir müdahaledir. O gün atılan adım, Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtarmış, adaya barışı ve istikrarı getirmiştir. Bugün Kıbrıs’ta elli yılı aşkın süredir yeni bir savaş yaşanmamış olmasının temelinde de bu tarihi müdahale bulunmaktadır.
Hiç kimsenin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atmasına, Anavatan Türkiye’yi haksız ithamlarla hedef almasına ve Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini karalamasına sessiz kalmayacağız.
Gerçekler, Avrupa Parlamentosu’nda alınan siyasi kararlarla değişmez. Tarih; lobilerin hazırladığı raporlarla değil, yaşanmış gerçeklerle yazılır.
Avrupa Birliği kurumlarını ideolojik ve taraflı yaklaşımlardan vazgeçmeye, Kıbrıs meselesine adil, objektif ve tarihi gerçekler ışığında yaklaşmaya davet ediyoruz.
Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin güçlü desteğiyle egemen eşitlik, eşit uluslararası statü ve iki devlet temelindeki haklı davasını aynı kararlılıkla sürdürecektir.”
(ÖZ)
Benzer haberler
Kıbrıs
Üredi: “Özgür ve bağımsız basın, emeğin ve demokrasinin güvencesidir”
Trafik denetimleri: 480 sürücüye yasal işlem, 59 araç trafikten men, bir tutuklu
Şanlı Erenköy Direnişi'nin 62'nci yıldönümü...Anma törenine katılım için son başvuru tarihi 17 Temmuz
Gazimağusa'da 42 yaşındaki Mustafa Paşa hayatını kaybetti
“Gençlik Sahnesi” kurs programı başladı
Yüksek Mahkeme Başkanı Özerdağ: “Yeni dönemde yargı süreçlerini daha da hızlandırmayı hedefliyoruz”
