Yeşil Barış Hareketi: “Çevreyi ve doğal yaşamı tehdit eden plansız uygulamalar durdurulmalı”
Yeşil Barış Hareketi, çevreyi, kıyıları, dağları, tarım alanlarını ve doğal yaşamı tehdit eden plansız uygulamaların durdurulması çağrısında bulundu. Bilimsel planlama, şeffaflık, kamu yararı ve çevresel sürdürülebilirlik tüm kararların temel ilkesi haline gelmesi gerektiğini kay…

Yeşil Barış Hareketi, çevreyi, kıyıları, dağları, tarım alanlarını ve doğal yaşamı tehdit eden plansız uygulamaların durdurulması çağrısında bulundu.
Bilimsel planlama, şeffaflık, kamu yararı ve çevresel sürdürülebilirlik tüm kararların temel ilkesi haline gelmesi gerektiğini kaydeden dernek, “Geleceğimizi kim koruyacak? Hep birlikte sahip çıkmazsak yanıt ‘Hiç kimse’ olacaktır.” İfadelerini kullandı.
Yeşil Barış Hareketi’nin 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, dünyada iklim değişikliğiyle mücadele için karbon emisyonlarının azaltılması, doğal alanların korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması yönünde çalışmalar yürütülürken, Kuzey Kıbrıs’ta doğal varlıkların kısa vadeli çıkarlar ve rant uğruna yok edildiği savunuldu.
Tarım topraklarının yapılaşmaya açıldığı, dağların taş ocakları ve plansız müdahalelerle zarar gördüğü, kıyıların betonlaştığı ileri sürülen açıklamada, ormanlar, tarım alanları, doğal yaşam alanları ve biyolojik çeşitliliğin geri dönüşü olmayan kayıplarla karşı karşıya olduğu kaydedildi. Açıklamada, yapılan tahribatların önemli bir kısmının çevreyi korumakla yükümlü kurumların bilgisi dahilinde ve izniyle gerçekleştiği öne sürüldü.
Ülkede iklim değişikliğinin etkilerini daha da hissettirecek yanlışların yapılmasının “kabul edilemez” olduğu kaydedilen açıklamada, “İklim değişikliğine karşı küresel eylem çağrılarının yapıldığı bir dönemde, Kuzey Kıbrıs neden kendi doğal sermayesini tüketmeye devam etmektedir?” diye soruldu.
- “Gerçek zenginlik; verimli topraklarda, temiz denizlerde, sağlıklı ekosistemlerde, korunmuş dağlarda ve gelecek kuşaklara bırakılabilen doğal mirasta saklıdır”
“Bir ülkenin geleceği yalnızca binalarla, yollarla ve beton yatırımlarla ölçülemez. Gerçek zenginlik; verimli topraklarda, temiz denizlerde, sağlıklı ekosistemlerde, korunmuş dağlarda ve gelecek kuşaklara bırakılabilen doğal mirasta saklıdır.” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, bugün yok edilen bir tarım arazisinin yarının gıda güvencesinden çalınan bir parça olduğu belirtildi.
Doğaya verilen zararın yalnızca çevre sorunu olmadığı, aynı zamanda ekonomik kayıp, sosyal adaletsizlik ve gelecek nesillerin haklarının ihlali olduğu kaydedilen açıklamada, çevreyi tehdit eden uygulamaların durdurulması ve bilimsel planlama, kamu yararı ve sürdürebilirlik temelinde kararların alınması istendi.
Dünya Çevre Günü’nün yalnızca sözlerle değil, doğayı koruyan kararlarla anılması gerektiği ifade edilen açıklamada, “Çünkü kaybettiğimiz her kıyı, her tarım alanı, her dağ ve her doğal yaşam alanı, aslında ülkemizin geleceğinden eksilen bir parçadır.” denildi.
Benzer haberler
Kıbrıs
Dikmen’de sakin Mahmut Sert yaşamını yitirdi
Yeşil Barış Hareketi ile Mimarlar Odası Dünya Çevre Günü nedeniyle panel düzenleyecek
HP MYK üyesi Avcıoğlu fuel oil, plansız yapılaşma ve yetersiz toplu taşımanın getirdiği çevresel sorunlara dikkat çekti
İncirli: “Bu memleketi adım adım iyileştireceğiz"
Bir ithal üründe limit üstü koruma, 6 yerli üründe ise tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edildi
KKTC CSO'nın sezon sonu konseri bu akşam